TEHLİKE ÇANLARI

Milliyet, 7 Şubat 2002

İfadeye mezalim

Son günlerde gazeteler kitap toplatma haberlerinden geçilmiyor. Bu haberlere koalisyonun Mini Demokrasi Paketi de eklenince ortalık bir anda karıştı.


Geçtiğimiz yıl 44 kitap için dava açıldı. Yayınlama Özgürlüğü Komitesi kitaplar hakkında yargı süreci başlamadan yasaklama kararları verildiğini söyledi. 38 yazar ile 23 ayrı yayınevi yargı önüne çıktı. 2000 yılında 14 yayınevinin 20 ayrı kitabı hakkında yasaklama ve yargılama kararı verilmişti. 2001 yılında ise yasaklama eğiliminin arttığı gözlendi. Hukukçu Turgut Tarhanlı’nın deyişiyle " İfade özgürlüğü, iyiden iyiye kılı kırk yarılan bir özgürlük alanı halini aldı. Tabii ifade özgürlüğünün türevi olan diğer hak ve özgürlükler de." Toparlamak için bundan yedi sekiz yıl önce Füsun ve Tunç Tayanç’ın yazdıkları bir makaleye göz atalım: " İçinde bulunulan tarihsel gelişme sürecinde iki tür sınırlama söz konusudur. Birincisi, düşüncenin, ekonomik nedenlerle, düşünceyi kitlelere ulaştırmaya yarayan kitle haberleşme araçlarına aktarılamamasıdır. İkincisi, düşüncenin kitle haberleşme araçlarına aktarılmasının önlenmesidir... Böylece ‘... bireyin düşündüklerini dilediği şekil, zaman ve yerde, uygun gördüğü araçlarla aleniliğe kavuşturmayı...’ kapsayan düşünce özgürlüğü sınırlanmış olmaktadır."

Bugünlerde Enis Batur’un "Elma"sından Ömer Asan’ın "Pontos Kültürü"ne, oradan da Chomsky’yi Türkiye’yi ziyarete zorlayan kitabı "Amerikan Müdahaleciliği"ne kadar bir dizi kitap hakkında toplatılma kararı alındı. İfade özgürlüğünün medya tarafında da, duymak isteyenler için, tehlike çanları çalıyor.

"Mini Demokrasi" adı verilen paket, tartışılan haliyle geçerse artık Serdar Turgut bile yazamayacak ama yazıyor gibi yapacak.

Geçtiğimiz günlerde gene bir sabah uyandık ve gazetelerden öğrendik ki kimi yazarlar ar ve haya duygularımızı rencide etmişler. Müstehcen bulundukları gerekçesiyle toplatılan kitaplar Sel Yayıncılık’tan çıkan Enis Batur’un "Elma" romanı ve Ayrıntı Yayınları’nın yayımladığı Dragan Babic imzalı "Son Sürgün" idi. Metin Üstündağ’ın "Pazar Sevişgenleri" ise önce yasaklandı, sonra aklandı.

Aynı günlerde Jonathan C. Randal’ın Avesta Yayınları’ndan çıkan "Bunca Bilgiden Sonra Ne Bağışlaması / Kürdistan İzlenimleri" kitabının da yayın yoluyla devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü aleyhine propaganda yapıldığı gerekçesiyle İstanbul 5. Güvenlik Mahkemesi tarafından toplatıldığını öğrendik.

Son olarak Ömer Asan’ın 1996’da Belge Yayınları’ndan çıkan "Pontos Kültürü" adlı kitabının bölücülük iddiasıyla toplatılmasına karar verildi. Belge Yayınları tarafından yapılan açıklamada dünyada ilk kez bir gramer ve sözlük kitabının bölücülük iddiası ile suçlanarak yasaklandığı bildirildi.

Art arda gelen kitap toplatma kararları Türk Ceza Kanunu’nun "Mini Demokrasi Paketi" adı altındaki 312 ve 159. maddelerine yönelik tartışmalı değişiklik önerileriyle birleşince ortalık karıştı. Kimi gazeteler duruma sessiz kalırken, kimilerinin köşe yazarları aslında bağıra bağıra üstümüze gelen tehlikeyi yüksek sesle söylemeye başladı.

Bu karmaşaya felsefe, politika ve psikoloji alanlarında 70’i aşkın kitap ve 100’i aşkın makale yazan Amerikalı düşünür Noam Chomsky de dâhil oldu. Noam Chomsky, Aram Yayıncılık’tan çıkan "Amerikan Müdahaleciliği" adlı kitabına bölücülük propagandası suçlamasıyla açılan davada yargılanmak için Türkiye’ye gelmek istediğini yayıncısı aracılığıyla bildirdi.

Son bir haftada mahcubiyetimiz Türkiye sınırlarını aştı.